SpaceX, NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki araştırmalarını ve günlük operasyonlarını destekleyecek yeni bir kargo sevkiyatını başlattı. Spaceflight Now’ın 13 Ekim 2026 tarihli haberine göre Falcon 9, Florida’daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’nun 40 numaralı rampasından yerel saatle 06.33’te, gün doğumu sırasında havalandı.
CRS-35 olarak adlandırılan görevde Cargo Dragon uzay aracı, 6.300 poundun üzerinde, yaklaşık 2,9 ton bilim ekipmanı ve ikmal malzemesi taşıyor. Yükün dikkat çeken parçaları arasında istasyonun elektrik üretimini destekleyecek iki yeni güneş paneli ile 40’tan fazla bilimsel çalışmada kullanılacak ekipman bulunuyor.
Bu SpaceX NASA ikmal görevi, yalnızca istasyona malzeme ulaştırmayı değil, yörüngedeki laboratuvarın araştırma ve enerji altyapısını desteklemeyi de amaçlıyor. Ancak kaynak haber, fırlatma sonrasındaki aşamayı aktarıyor; Dragon’un istasyona ulaştığını doğrulayan bir sonuç içermiyor.
Gün doğumundaki fırlatmanın ardından iki günlük yolculuk
Haberde verilen uçuş akışına göre Falcon 9’un ilk kademesi, kalkıştan yaklaşık yedi buçuk dakika sonra fırlatma alanının yakınındaki Landing Zone 40’a indi. B1096 numaralı güçlendirici böylece sekizinci uçuşunu tamamladı.
Cargo Dragon ise bundan yaklaşık iki dakika sonra roketin üst kademesinden ayrılarak istasyona doğru yolculuğunu sürdürdü. C211 numaralı uzay aracının yaklaşık iki günlük uçuşun ardından perşembe sabahı Harmony modülünün uzaya bakan bağlantı noktasına kenetlenmesi planlanıyor.
Fırlatma ile teslimat, görevin ayrı aşamaları. Roketin havalanması ve Dragon’un ayrılması kargonun yola çıktığını gösteriyor; yükün istasyona ulaştığını söylemek için kenetlenmenin de doğrulanması gerekiyor. Bu nedenle haberdeki varış takvimi, tamamlanmış bir olay değil, uçuş planı olarak değerlendirilmeli.
Kaynağa göre NASA astronotu Anil Menon ile Kanada Uzay Ajansı astronotu Joshua Kutryk, Dragon’un yaklaşmasını izleyecek. Aracın kenetlenmenin ardından yaklaşık bir ay istasyona bağlı kalması öngörülüyor.
Kargonun bir bölümü istasyonun enerji altyapısına ayrıldı
Dragon’un basınçlandırılmamış kargo bölümünde, açılarak kullanılan Roll-Out Solar Array, kısaca ROSA, türünde iki güneş paneli taşınıyor. Redwire Space tarafından üretilen bu paneller, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun elektrik üretimini artırmak için gönderiliyor.
Spaceflight Now, bunları istasyona gönderilmesi planlanan ROSA panellerinin dördüncü ve son çifti olarak tanımlıyor. Haberde her bir panelin, 10 yılı aşan süre boyunca 20 kilovatın üzerinde güç sağlayabilecek kapasitede olduğu belirtiliyor. Bu değerler, kaynağın aktardığı teknik kapasite bilgileri; yörüngede ölçülmüş yeni performans sonuçları değil.
Panellerin taşınması ile devreye alınması da aynı işlem değil. İstasyona ulaştırılmalarının ardından kurulum aşaması bulunuyor. NASA’nın bu çalışma için bir dizi uzay yürüyüşüyle hazırlık yaptığı aktarılıyor; ancak kaynakta yeni panellerin kurulumunun tamamlandığına ilişkin bilgi yer almıyor.
Haberde görüşlerine yer verilen NASA yetkilisi Gaurang Patel, ROSA teknolojisinin 2017’de CRS-11 göreviyle uzayda denendiğini hatırlatıyor. Patel’in açıklamasına göre teknolojinin mevcut istasyona uygulanması, eski güneş panellerinin standart yükseltmelere uygun olmayan yapısı nedeniyle özel bağlantı çözümleri gerektirdi.
40’tan fazla çalışma için bilim ekipmanı
NASA bilim kargosu, biyoloji ve bitki bilimi deneylerinin yanı sıra alışılmışın dışında bileşimlere sahip camların incelenmesini sağlayacak ekipmanlar da içeriyor. Kaynak, bu sevkiyatın 40’tan fazla farklı bilimsel çalışmayı destekleyeceğini bildiriyor; ancak çalışmaların tamamını tek tek sıralamıyor.
Cam araştırmaları, günlük hayatta kullanılan malzemelerin ötesinde özellikler elde edilip edilemeyeceğine odaklanıyor. NASA’nın ISS Ofisi’nde baş bilim insanı yardımcısı olan Liz Warren’ın açıklamasına göre sıradan camların temelinde kumun ana bileşeni silika bulunurken, araştırılan alternatif camlarda cam yapımında geleneksel olarak kullanılmayan daha ağır elementler değerlendiriliyor.
Bu tür malzemelerin elması aşan kırılma indisine, daha yüksek kırılma direncine veya ısıtıldığında genleşmek yerine büzülme özelliğine sahip olabileceği belirtiliyor. Buradaki önemli ayrım, bunların bu uçuşla kanıtlanmış sonuçlar değil, araştırılan malzemelere ilişkin olası özellikler olması.
Warren, çalışmaların optik ve elektronik alanlarına katkı sağlayabileceğini; daha güçlü, hafif veya radyasyona dayanıklı camların uzay araştırmaları açısından da değer taşıyabileceğini ifade ediyor. Ay araçları ve yaşam alanları, bu malzemelerin gelecekte değerlendirilebileceği olası kullanım alanları arasında anılıyor. Bununla birlikte kaynak, belirli bir ürünün kullanıma hazır olduğunu söylemiyor.
CRS-35 ile CRS-2 ifadesi aynı şeyi anlatmıyor
Görevin adındaki CRS-35 ile NASA’nın Commercial Resupply Services 2, yani CRS-2 sözleşmesi, birbirinden farklı tanımlar. İlki uçuşun görev adını, ikincisi ticari ikmal hizmetlerine ilişkin sözleşme çerçevesini ifade ediyor.
Kaynağın kısa özetinde fırlatma, SpaceX’in CRS-2 sözleşmesi kapsamındaki 35. uçuşu olarak tanımlanıyor. Ancak bu sözleşme bazlı sayımı destekleyen ayrı bir görev dökümü sunulmuyor. Dolayısıyla CRS-35 adından hareketle uçuşun yalnızca CRS-2 kapsamındaki 35. görev olduğu sonucuna varmak doğru olmaz.
Haberin somut odağı, bilim ekipmanı, ikmal malzemesi ve güneş panelleri taşıyan Dragon’un fırlatılmış olması. Sonraki kritik aşamalar ise istasyona kenetlenme, kargonun aktarılması ve taşınan ekipmanların kullanıma alınması olacak. Bunların gerçekleşme durumu, fırlatma haberinden ayrı güncellemelerle izlenmeli.
